Ne oldu biliyon mu? Sene bin dokuz yüz çift sıfır. Deden bilmez ama baban belki. Salı günü Cuma namazından çıktıktan sonra, atın üstünde yaya harbe gidiyoruz, çölde kar dizboyu, karşımda düşman askeri, çektim kılıcımı iki el ateş ettim, adamı bacağından vurdum, benim kolumu alçıya aldılar, hastaneye son sürat hızla gidiyoruz, arabada damla benzin yok, neyse o zamanlar elektrik yoktu, mum ışığında televizyon izliyoruz, böyle bir olay geçti başımdan. Sizlerle paylaşmak istedim
13 Haziran 2008 Cuma
s.e.r.r.a ' dan NAMELER( two )
Ne oldu biliyon mu? Sene bin dokuz yüz çift sıfır. Deden bilmez ama baban belki. Salı günü Cuma namazından çıktıktan sonra, atın üstünde yaya harbe gidiyoruz, çölde kar dizboyu, karşımda düşman askeri, çektim kılıcımı iki el ateş ettim, adamı bacağından vurdum, benim kolumu alçıya aldılar, hastaneye son sürat hızla gidiyoruz, arabada damla benzin yok, neyse o zamanlar elektrik yoktu, mum ışığında televizyon izliyoruz, böyle bir olay geçti başımdan. Sizlerle paylaşmak istedim
s.e.r.r.a ' Dan NAMELER
sene 1453 daha telefon denilen bişey yok fatih sultan beni aradı cepten efendim dedim oda; DELİKANLI adam lazım acele gel dedi koşa koşa onun yanına gittim. ne oldu die sordum hadi artık zamanı geldi İSTANBULU FET EDİYORUZ Dedi. ya uykum var diyorum anlamıyor. yok olmaz dedi ve planını anlattı. sen ön kapıdan gireceksin ben arkadan saldıracam. bende tamam dedim koştum koştum istanbulun surlarını yıkarak bi girdim içeri alayını serdim attım ben adamları dövdüm fatih geldi. benm uykum var die yatmaya gittiğimde meydan ona kaldı İstanbulu o Fetetmiş saydılar Haksızlık bu Ya...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
